‘Serden BAŞAK’ Arşivi

HİNDİSTAN

Perşembe, Temmuz 10th, 2008

New Delhi


Katmandu’dan karayolu ile Hindistan’a ulasim saglamamizin, yagislar nedeniyle, cok zor oldugunu anlamamizdan sonra ucak yolculugunu secmek zorunda kaldik. Sansimiza pilotumuzun, Himalayalarin rotamiz üzerindeki önemli  yükseltilerini anonslarla söylemesi sayesinde cok guzel ve 1 saat 20 dk süren yolculugumuzdan sonra Yeni Delhi’ye vardik. Ucus sonrasinda iyi ki Himalayalarin etrafini ucakla dolasmak icin 90 $’a tura katilmamisiz bile dedik.
(Yazının devamı…)

İNGİLTERE

Perşembe, Temmuz 10th, 2008

İlk İngiltereye gidişimin üstünden 9 sene geçmişti. Vize işlemleri daha da ağrılaşmıştı. Ama artık vize kuyruğunda beklememe gerek kalmamıştı. İngiliz Konsololuğu’nun belirlemiş olduğu temsilcilerden birine gerekli tüm evrakları teslim ettiğinizde, herseş yolunda giderse en geç bir hafta içinde vizenizi alabiliyordunuz. Nitekim benimde aynen dedikleri gibi bir hafta sonra vizem hazırdı.

(Yazının devamı…)

İRAN

Perşembe, Temmuz 10th, 2008

Pakistan – Iran Sınırı 

Iran Sinir Kapisi saat 10:00da aciliyor. Pakistan siniri ise saat 09:00da aciliyor. Iran tarafinda önceligi turistlere veriyorlar ve turistlerim islemlerini yapiyorlar. Turistlere  Ingilizce olarak „Iran’a hosgeldiniz“ bile deniyor ve cantalari actirilmiyor. Fakat bizim cantalarimizi kapida biraz Türkce bilen bir görevli actirdi. Her esyamizla ilgili „Bu nedir, neden yaninda getirdin?“ vs. gibi sorular sorarken, bir baska görevli bizim de turist oldugumuzu, neden bizi aradigini sordugunda, bizi arayan görevli : „Cünkü onlar Türk“ dedi. Aramadan hemen sonra binadan disari ciktiginizda, ucsuz bucaksiz gibi görünen kumlarin arasinda, tertemiz ve sapsari cizgileriyle asfalti yollar sizi karsiliyor. Özellikle Quetta’dan otobüs ile Taftan’a gelmisseniz Iran gercekten de cok modern geliyor insana. Pakistan-Iran yolculugu icin treni tavsiye etseler bile otobüsten vazgecmeyin.

  (Yazının devamı…)

HOLLANDA

Perşembe, Temmuz 10th, 2008

16. yüzyila kadar Luxemburg, Belcika ve Hollanda „Low Countries“ olarak aniliyorlardi. O zamanlar bu ülkelerden en güclüsü olan Hollanda, Ispanya ile cikan savas sonucunda prens „William of Orange“ (Hollanda bayraginda turuncu renk yer almamasina ragmen, spor karsilasmalarinda vs. turuncu renkli üniforma giymelerinin nedeni, bu ailenin ismine dayaniyor) önderliginde diger ülkelerden ayrilarak kendi bagimsizligini ilan etti. Antlasmalarin sonucu olarak Schelde Nehri, Dutch bandrali olmayan gemilere kapanacakti. Bunun sonucu olarak da zamaninin en büyük limanlarindan olan Antwerp (Belcika) limani tüm etkinligini yitirirken Amsterdam limani gelismis ve önemli bir liman halini almistir.

(Yazının devamı…)

STRASBURG

Çarşamba, Nisan 30th, 2008

Daha önce gitmediğim ve görmek istediğim Fransa’ya gitme fikri, yılbaşından önce promosyon tren bileti bulmamla hayata geçti. (Yazının devamı…)

GAP

Cumartesi, Nisan 19th, 2008

1998 ekiminin ilk günleriydi. Üniversite arkadaşlarımın ağızlarında bir kamp ve Güneydoğu Anadolu lafları dolaşıyordu. Tam olarak kimse bir şey bilmiyordu, çok yakında açıklanacağından başka. Ekim ayinin 2. haftasında konuyla ilgili bir toplantı düzenleneceğini öğrendik ve birçok farklı fakülteden insanla birlikte I.Ü’nin büyük amfi salonunda toplandık. (Yazının devamı…)

BELÇİKA

Cumartesi, Nisan 19th, 2008

Belcika’da 1970 anayasa reformu ile Flamanca, Fransizca ve Almanca dilleri üc resmi dil olarak resmen kabul edilmis ve ülke 4 dil bölgesine ayrilmis durumda. Brüksel bölgesi Flamanca ve Fransizca’nin kullanildigi cift anadilli bölge. Ancak bu bölgede de agirlikli olarak Fransizca konusulmakta. Ingilizce ise tüm turistik yerlerde yaygin olarak kullaniliyor. (Yazının devamı…)