‘Zafer BOZKAYA’ Arşivi

GEZGİNİN EL KİTABI isimli kitabım üzerine Zafer BOZKAYA ile söyleşi

Çarşamba, Mart 25th, 2009

Dostum, arkadaşım Zafer BOZKAYA, www.Hindistangezi.com sitesinin sahibi. Onun sitesi ve grubu için yaptığı söyleşiyi burada yayınlıyoruz.

gezgin2.jpg

1. Doğulu gezgin (Müslüman gezgin) ve batılı gezgin arasındaki benzeşimler, farklar nelerdir? Kitapta bu konu biraz kapalı kalmış. Bir doğulu gezgin doğuya gittiğinde ne olur? Kendi coğrafyasına gitmiş gibi mi olur? Bir batılı gezgin batıya giderse kendi coğrafyasında mıdır?

Cevap: Gezmenin amaçlarından birisi de değişik kültürleri tanımaktır. Ben kişi olarak batılı gezgin-doğulu gezgin ayrımının pek sağlıklı bir ayrım olmadığı düşüncesindeyim. Örneğin ben, Müslüman bir kültürün içerisinde büyümüş bir insanım ama Doğuya gittiğimde farklı farklı dinlerle ve kültürlerle karşılaşıyorum. Müslümanlığın da bizim değerlerimize göre farklı farklı uygulama biçimlerine şahit oldum. Dolayısı ile hiçbir şey birbirinin aynısı değil. Bence bu farklılık, bu renklilik asıl gözlemlenmesi gereken. Avrupa’nın iki farklı ucundaki değerler ile ABD’nin de doğu sahili ile batı sahilinde yaşayanlar arasındaki değerler, yaklaşım ve mantalite farklıdır.
Doğuda şu olur, bazı şeyler size aşina gelir. Camiler, türbeler, içtiğiniz çay. Fakat bu aşinalığın ötesinde küçük ama çok önemli nüanslar gizlidir. Önemli olan da bu gizemi keşfedebilmek, sıradan bir turist kalıplarından çıkabilmek ve gerçekten keşfedebilmek.

2. İyi bir planlama, detaylı çalışmayı gerektiriyor, bu kadar mantık kullanıp, araştırma yapıp hazırlanmak güzel. Ama o zaman “yüreğinin getirdiği yere git” ilkesini uygulamak zor olmaz mı? Gezgin, biraz da kendisini ortama koyuvermemeli mi?

Cevap: Eğer zamanınız kısıtlı ise ve bu zaman kısıtına bağlı kalmak gibi bir derdiniz varsa o zaman önceden iyi bir planlamaya ihtiyaç var. Ama çok geniş bir zaman diliminde gezecekseniz tabi ki gezinin içinde kendiliğinden oluşan küçük kaçamaklar mutlaka oluşuveriyor. Yan masada oturan bir gezgin ile yaptığınız sohbet sırasında “mutlaka gidip görmelisin” diyeceği bir yer mutlaka çıkıyor. Bu tür yerler için mutlaka gezi planında bir “rezerv” bırakmalı gezgin. İşte oraya gidip gitmemek bence “yüreğinin götürdüğü yere git” oluyor. Aslında bence bu söz en baştan gideceğiniz yeri seçerken bile çalışmakta. Siz sonuçta yüreğinizin sizi götürdüğü yere gidersiniz. Orayı tercih edersiniz ve Evren mutlaka size bazı sürprizler hazırlamaktadır.

3. İndirimler bölümünde Avrupa trenlerinden fazlaca söz edilmiş. Hâlbuki kitaptaki Söz tecrübenin şeklindeki örnekler G.doğu Asya ve Afrika’dan verilmiş, buralarda indirimli tren mi yok?

Cevap: Batıda bu konuda çok fazla alternatif var ve bu da gençlerin çok erken yaşlarda gezmeye başlamalarına yardımcı oluyor. Tabi ki Asya ve Afrika’da da bu konuda indirimler var. Bunu mutlaka bilet alırken sorup öğrenmek gerekiyor. Hindistan’da aynı trende çok farklı seçenekler olabiliyor ama Batı’da bu seçenekler 2-3 tanedir. Aynı indirimlerle buralarda seyahat edebilme imkânı vardır.

4. Otobüsle seyahat bölümünde de Amerika’daki Greyhound firmasının otobüsleri yazılı. Gene G.Doğu Asya ve Afrika bölümleriyle çelişkili olmamış mı?

Cevap: Amerika’da Greyhound neredeyse tekel gibidir ve başka otobüs firması da bulamazsınız. Ama Afrika ve Asya’da bizde de olduğu gibi çok fazla sayıda otobüs şirketi alternatifi vardır.

5. Yemekler ve ülke mutfakları bölümü çok geniş tutulmuş, bu kadar değişik ismi olan yemekleri ve onların tadlarını nasıl hatırladınız. Not tuttuğunuz defter çok kalın olmalı. Kaç defter doldurdunuz? Ya da nasıl bir yöntem uyguladınız?

Cevap: Şimdiye kadar bana en çok sorulan ikinci soru bu konuda olduğu için biraz olsun okuyanları rahatlatmak maksadıyla geniş tutmaya çalıştım. 15 aylık gezide 4 kalın defteri doldurduğumu açıkça söyleyebilirim. Bu benim için zor olmadı zaten 1974ten beri günlük tutmaktayım. Zaten sürekli bir şeyleri yazardım…

6. Telefon kullanımı konularında uyarılarınız güzel. Otellerde telefon açmanın pahalılığı, postanelerden aramanın daha hesaplı olması gibi bilgiler çok işe yarar. Ancak artık herkes cep telefonu kullanıyor. Bu konuda bilgi hiç yok. Siz cep telefonu kullanmadınız mı?

Cevap: Cep telefonu ile görüşmek te pahalı bir yöntem. İki kere ücretlendiriliyorsunuz ve kur farklılıklarından dolayı faturanız artıyor. Kısa mesaj ve acil durumlarda tabi ki kullanılabilir. Örneğin Endonezya’ya alınmayışım sırasında çok işe yaradı. Bir de sevdikleriniz tarafından sıkça aranıyorsanız ve o dönemde kapsama alanı dışındaysanız onların telâşe kapılması üzücü olacaktır. Onların sizi araması yerine sizin onların postanelerden aramanız çok daha hesaplıdır.

7. Kitap yayınlandıktan sonra sizin eksik bulduğunuz unutulan yerler var mı?

Cevap: Ben tüm geziyi bir proje gibi değerlendirerek kitabı oluşturdum ama yazarken proje yönetimi tarafına çok fazla ağırlık vermedim. Günümüzde “everything is a Project” anlayışı ağırlık kazanmaya başladı ve Hindular ise “your life is a Project” derler. Dolayısı ile bu konuyu biraz derinleştirseydim diye düşünürüm hep.

Cevaplarınız için teşekkür ederiz.

Zafer Bozkaya