‘Melahat ÖZŞİMŞEK’ Arşivi

MOĞOLİSTAN - 2

Salı, Haziran 8th, 2010

MOGOLISTAN ANILARI-  2.BOLUM

12 gunluk gobi gezisi- Ulanbator dan baslayip donen kirmizi noktali cizgi -yol yuzde yuz dogru olmayabilir ozellikle guney gobide bize isaret verecek haritaya gececek yol koy kasaba olmadigi icin tahmini guzergah biraz duz biraz egri boyle bir rotaydi iste…
(Yazının devamı…)

Cengiz Kağan’ın Çocukları

Çarşamba, Ocak 20th, 2010

MOĞOLİSTAN’DA OTUZ GÜN

1. BÖLÜM

Ulanbator

Orta Asya’nın bir parçası var ki, bu topraklarda sükûneti, huzuru, hayatin nimetlerine şükretmemeği ve zamanın durduğunu hissetmemek elde değil.  Uçsuz bucaksız bozkırlarıyla, güneşin hep içinizi ısıttığı, mavi gökyüzünün sizi sarmaladığı, coğrafya ve iklim şartlarının doruklarda seyirdigi, Yörük yaşamın anavatanı, ekmekleri olan sürülerine, topraklarına saygılı insanlarıyla,   geçmiş yüzyılları bugüne taşıyan doğal hayat tarzlarıyla, dünyamıza minimum zararı veren hakkı ile bu toprakların efendileri Moğollar ve vatanları Moğolistan beni sarmaladı yüreğime minik minik mutluluk, umut ve farklı bir bakış bıraktı. (Yazının devamı…)

TİBET GİZEMİ

Çarşamba, Ocak 20th, 2010

0cak 2007

Dünya kültür, din, gelenek farkliliklarini tatma sevdalilari ve dagci gezginlerin, hep gitmek istedikleri bir ulke vardir ki bu ulke cografik olarak dunyanin iklim ve bitki cesitliliginden en magrum olanlarindan biri,  kislari kurak ve sert ruzgarlariyla, yazlari  fazla dusmeyen yagmurlariyla bu ulke insanlari, Dunyanin en yuksek  dag ve  platolarinda kendilerine yurt edinmis ozgun mu ozgun ve  etnik cesitlilikleriyle  tibetliler ve ulkeleri Tibet’tir. (Yazının devamı…)

KATMANDU

Pazartesi, Ocak 11th, 2010

Katmandu bana büyü yaptı galiba!

Büyüye ve benzeri şeylere inanmam ya neyse bu başlık yazıya uyacak.

İlkokul dönemimde İstanbul’un mahallerinde koşup oynarken, dar geldi o sokaklar bana, ağaçlar arasında koşmak, çayırlara yatmak, dalından meyve koparmak, evimin penceresinden baktığımda ufukların koşamayacağım kadar uzak olması, bu uzaklara gitme hevesi başlamıştı ve ben o yaşta nasıl olduysa annemi babamı bütün imkânsızlıklarına rağmen ikna ederek beni her yaz tatilinde babaannemin yanına 20 saat süren otobüs yolculuğu ile varılan iki aylık bir keşfe dönüştürmüştüm, tüm bayırlar bahçeler tepeler benimdi tıpkı tüm dünyanın benim sizin olduğu gibi.Yazının devamı…Hayat yolculuğunda günleri ayları yılları geride bıraktığım kocaman bir insansın artik dediğim bir an yine böyle bir duyguyla Asya topraklarındaki yüce Himalaya dağların eteğinde hep merak ettiğim görmediğim topraklar çağırdı beni, karar yolun yarısı derler iste yarısı cebimdeydi yolculuk hazırlıklarını o karar sevkiyle aylar öncesi tamamladım, günlerce ara ara elimdeki bilete bakıp sevinmeler, gezi kitaplarını ısmarlamalar gitmeden bu toprakları araştırmalar, tam olarak ne yaşayacağımı ne hissedeceğimi bilmeden üzerine gidip, bulmak üzerine düşünmelerle geçti günler. Bu nasıl bir duyguydu beni coşturan sevindirik çocuklar gibi yeni topraklara gidiyorum, kıpır kıpırım,  diye bağırtan bir duygu. (Yazının devamı…)