Sizden Gelenler

Faruk Bey Merhabalar,
“Afrika Kafe” isimli kitabınızı biraz önce bitirdim. Mail grubunuza da üyeydim ama çok iyi takip edemedim zamanla. Gezi edebiyatını çok severim bir gezgin adayı olarak. Özellikle de ansiklopedik bilgi çok fazla içermeyen, daha çok gezginin o an içinde bulunduğu duygu ve düşünceleri yansıttığı, geziye kendisinden renkler kattığı, yol hikayelerini anlattığı, karşısına çıkan sorunlarla nasıl baş ettiği ya da baş edemediği gibi öğeleri içinde barındıran ve çok bilinmedik coğrafyalara yapılan gezilere ilişkin kitapları. Sizin kitabınız da bence bu kategoride ve gerçekten çok beğendim. Ayrıca yola çıkmaya niyetlenen gezginlere de ışık tutacak nitelikte.

Okurken kendimi gezginin yerine koymaya çalışırım genelde. Kitabınız bu konuda çok yardımcı oluyor zaten. Okuru içine çeken, çok özel bir kitap. Etiyopya da taşın üzerinde oturan tutuklu kendimmiş gibi hissettim ve kırılan makinenize çok çok üzüldüm. Mozambik’te, Serengeti’de, Lamu’da, Ürdün’de,Suriye’de ve başka birçok yerde yaşadığınız keyifli zamanları anlatırken ben de keyiflendim. Zimbabve’ de, Etiyopya’da, Kenya’da, Sudan’da yaşadığınız sıkıntıları ve gergin zamanları anlatırken bende aynı sıkıntıları yaşadım. Bu arada vize için 1 ay beklediğiniz Tanzanya vizesinin birkaç gün önce kaldırılması da gülümsediğim bir haber oldu.

Geziniz çok özel, zorlu ve özendirici. Umarım bende bir gün böyle bir gezi yaparım. Maalesef bizde gezgin kültürü yerleşmiş değil. Gezip, görmek deyince aklımıza paket tur geliyor. Sizin gibi gezginler benim gibi gezgin adaylarına cesaret veriyor gerçekten. Tebrikler ve teşekkürler…

Erdoğan Ökten

Faruk Bey,
Gezginin El Kitabı adlı kitabınızı geçen hafta bitirdim. bu kitabı diğerlerine göre daha yavaş okudum. Önceki kitaplardaki kitaplarınızı okuduğum için bunu düşünerek sindirerek okudum.
Bence çok değerli bir eser. Konuları proje mantığında çok iyi sıraladınız ve verdiğiniz örnekler (Söz Tecrübenin) olayın anlaşılması açısından çok yararlı.
Gerçekten gezgin olarak dünyayı gezmek isteyenlerin başucu olması gereken bir kitap.
Tecrübelerinizi kitaplaştırdığınız için çok teşekkür ederim. Her gezgin yaşadıklarını paylaşmıyor.
Not: Şu anda Nadir Paksoy’un Afrika’daki anılarını okuyorum!
Kitaplar şarap gibidir eskidikçe değerlenir.
Sevgiler.

Muammer ÇAVUŞOĞLU - KIBRIS ARALIK 2009

Faruk Bey,
Salı akşamı Asya’nın 9 Kapısı’nı okumaya başladım. Sindire sindire zevkle okumaya devam ettim ve bitirdim. Aslında bitmesini hiç istemedim…
3 farklı gözle baktım kitaba.
1-Mesleğim olan reklamcı gözüyle. Kreatif yaklaşımla kitabın mizampayı mükemmel ötesi,grafiker bakışıyla krokiler, metinler ve resimler çok doğru yerlerde kullanılmış, metin yazarı bakışıyla anlatım  , cümle yapıları ve okunma rahatlığı da mükemmel.Fotoğraflara gelince beni içlerine esir aldı.
2- Bir kitapsever gözüyle.Çok ilginç konular, İnsanın iç dünyasıyla hesaplaşması, farklı ülkelerden farklı konular kitabı diğer seyahat kitaplarından ayırmış.Başucu kitabı yapmış.
3-Ve tabiki bir gezgin gözüyle. Pek çok gezdiğim yeri tekrar yaşadım. Yaşamadıklarımı veya yaşayamadıklarımı farkettim.Ortak anlatım cümlelerini yakaladım. Tanışdığınız kişilerle bende tanıştım.
Göremediğim yerleri görmek için heyecanlandım ne zaman nasıl giderim diye plan yapmaya başladım. Bu yerleri tekrar gezme olanağım olursa, göremediklerimi gördükten sonra  tekrar okumak için kitabı kütüphanemde her zaman görebileceğim bir rafa koydum.
Elinize, gözünüze ve sabrınıza sağlık. Teşekkürlerimle.
Aynur Koç Ekim 2009

Sevgili Faruk Budak,
Bundan yaklaşık 15 ay önce yurdışı görevle atanmış olduğum Çin’e giderken yanımda götürmek için kitap araştırırken “Asyanın 9 Kapısı” dikkatimi çekmişti. Aslında bir süredir uzakdoğu ülkeleri ve kültürlerine ilgi duymaktaydım. Bu konuda yazılmış eserler sürekli karşıma çıkıyordu. Hiç tereddüt etmeden bu kitabı giderken yanımda götürdüm. Yaklaşık bir yıl kaldığım Çin’de kitabınız hemen her akşam başucumdan eksik olmadı. Büyük keyif aldım. Bazı bölümleri tekrar tekrar döne döne okudum. Kitapta geçen bazı ülkeleri daha önce görmüş olmam farklı bir anlam kattı. 2008 yılının yazında kitabı tamamladım. Tabii arkasından “Afrika Kafe” geldi. Bu kitabınızı ise yarım saat önce İstanbul’da evimde bitirdim. Kitabın “son sözler” bölümü muhteşemdi. Bu bölümü birkaç kez daha okuyacağım. Bu satırlarda kendimden çok şeyler buldum. İnanılmaz bir yaşam felsefesi. Ne kadar güzel özetlemişsiniz. Yüreğinize sağlık. Sizi gıyaben de olsa tanımaktan çok memnunum. Umarım bir gün tanışma ve sohbet etme fırsatı bulurum.
Sevgiyle kalın,
Yekta Erdem 23 Haziran 2009

Öncelikle düzenlemiş olduğunuz bu yeni site için çok teşekkürler! ve daha öncesinde teşekkür etmem gereken konu kitabınız ‘Asyanın 9 Kapısı’. Bu kitapla beni yeniden hayallerimle yani dünyayla buluşturduğunuz için çok teşekkürler!!!! En önemlisi bu buluşmada içsel yolculuğunuza da tanık olmak gerçekten büyüleyici! Bir gün ben de dünyayı dolaşıp insanlarla yolculuğumun tüm güzelliklerini ve kendi içsel yolculuğumun tüm gizemini paylaşmak istiyorum tıpkı sizin gibi, tıpkı hayallerimdeki gibi!!! Yolunuz açık olsun sizi bekleyen bir çok ülke ve bir çok insan var!!! (yeni kitabınızı dört gözle bekliyorum)…
Nevcihan Karaosman, Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 1. sınıf öğrencisi;